• BIST 100

    9792,6%0,78
  • DOLAR

    32,57% 0,26
  • EURO

    34,98% 0,03
  • GRAM ALTIN

    2456,42% 0,85
  • Ç. ALTIN

    3991,84% 0,00

ÜLKEMİZDE HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİ YÜKSEK TANSİYON HASTASI

ÜLKEMİZDE HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİ YÜKSEK TANSİYON HASTASI

Kalp krizini tetikliyor, beyin damarlarında anevrizmaya (baloncuk) yol açtığı için inmeye neden oluyor, böbrek fonksiyonlarını ve görmeyi bozuyor...

ÜLKEMİZDE HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİ YÜKSEK TANSİYON HASTASI

Kalp krizini tetikliyor, beyin damarlarında anevrizmaya (baloncuk) yol açtığı için inmeye neden oluyor, böbrek fonksiyonlarını ve görmeyi bozuyor... Hayati risk taşıyan bu sağlık sorunlarına yol açan bu faktör, yüksek tansiyon! Ülkemizde her üç kişiden biri yüksek tansiyon hastası. Üstelik sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı giderek daha fazla kişinin tansiyon sorunu yaşaması anlamına geliyor. Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, hiçbir belirti olmasa bile tedavi edilmeyen yüksek tansiyonun vücuda hasar verdiğine dikkat çekerek “Yüksek tansiyon özellikle kalp, damar sistemi, göz, beyin ve böbrekler üzerinde olumsuz etkilere sahip. Beyin damarlarında anevrizmaya, kalp yetersizliği ve kalp krizi riskinde artışa yol açabiliyor. Bu nedenle yüksek tansiyon yaşayan herkesi, yaşam tarzını mümkün olan en kısa sürede değiştirmek zorundadır. Doğru beslenme ve egzersiz ile stresten uzak kalmak her şeyden önce gelir.” diye konuşuyor.

Her kalp atışında vücuda pompalanan kanın damar duvarlarına uyguladığı baskı, tansiyon olarak tanımlanıyor. Halk arasında “büyük tansiyon” olarak bilinen sistolik basınç, kalp attığında kalp kasının kasılmasıyla oksijenden zengin kanın damarlara pompalandığında ortaya çıkıyor. Diastolik kan basıncı ise kalp kası gevşediğinde kan damarlarında oluşan basınç olarak tanımlanıyor ve “küçük tansiyon” olarak biliniyor. Sistolik basıncın 120 mmHg ve diastolik basıncın 80 mmHg düzeyinde olmasının “normal tansiyon” olarak tanımlanabileceğini anlatan Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Hipertansiyon nedenlerine göre esansiyel yani primer ve sekonder  olarak iki gruba ayrılır.” diyor. 

Primer gruptaki hipertansiyon faktörlerinde yaş ve kalıtsal yatkınlık öne çıktığını belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, şöyle devam ediyor: “Yaşam tarzı, obezite, aşırı tuzlu besinler, yüksek alkol tüketimi, egzersiz eksikliği, sigara, stres veya doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar da bu esansiyel hipertansiyonun nedenidir. Sekonder hipertansiyona yol açan etmenler olarak da böbrek dolaşım sorunlarını ve hormonal bozuklukları sayabiliriz. Bu   nedenlerin tedavileri sonrasında hipertansiyon da gerilemektedir.”

Yüksek tansiyonun en önemli belirtisi ise baş ve ense ağrısı ile baş dönmesi. Ayrıca nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk da oluşabileceğini belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, seyrek olarak da halsizlik, yorgunluk, kulaklarda çınlama, ciddi yüksek seviyelerde de burun kanaması, gece uykudan uyanıp idrara çıkma ve bacaklarda şişlik gibi belirtilere de rastlandığını kaydediyor. 

Ülkemizde hipertansiyonun görülme sıklığı son derece yüksek. Ülkemiz nüfusunun yüzde 31.2’sinin tansiyonunun 140-90 mmHg düzeyinin üstünde olduğunu belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Kadınlarda bu oran yüzde 36, erkeklerde ise yüzde 30 civarındadır. Yüksek tansiyon 50 yaş altı erkeklerde, kadınlara göre daha sıktır. 50 yaş üstünde ise kadınlarda  daha sık görülmekte ve toplamda kadınlardaki oran daha fazla izlenmektedir. Bunun da en belirgin nedeni kadınlardaki menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin etkisidir.” diye bilgi veriyor.

Kan basıncının 140/90 mm Hg üzerinde olması kişinin hipertansiyon hastası olabileceğini gösteriyor. Ancak tanının fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı takibi (tansiyon holter) ve laboratuvar testleri ile konulduğunu anlatan Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Hekim kontrolünde yapılan bu testler, hastalığın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Tanı için tansiyon en az 1 haftalık tansiyon takibi gerekir. Böylece hastanın ortalama tansiyon değerlerini görmek ve hipertansiyonun evresini tespit etmek mümkün olabilir. Yüksek tansiyon hafif, orta ve ağır olmak üzere üç evrede ele alınıyor.” diyor. 

Günümüzde yüksek tansiyon tedavisinde etkili ilaçlar bulunuyor. Farklı aktif bileşenlerin kombinasyonu ile birçok hastaya en iyi şekilde yardımcı olunduğunu kaydeden Dr. Aslıhan Eran Ergöknil “Doktorun sanatı, her birey için en etkili kombinasyonu belirlemede yatmaktadır. Bu hastadan hastaya değişir, yani hastanın genel risk profili, kardiyovasküler hastalıklar için bireysel risk faktörlerinin toplamı, obezite, sigara, alkol tüketimi, diyabet, yüksek kolesterol seviyeleri gibi faktörler ile tıp geçmişinde kalp krizi, felç gibi öykülerin olması hastaya göre tedaviyi şekillendirmektedir.” diye bilgi veriyor.

Bazı sebze ve meyveler, yüksek tansiyonun düşürülmesinde etkin rol oynuyor.

Limonun kan damarlarının esnekliğini sağladığını ve kan basıncını düşürdüğünü ifade eden Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, diğer besinler hakkında da şu bilgileri veriyor: “Sarımsak da halk arasında tansiyon düşürücü etkisi en çok bilinen besindir. İçeriğindeki nitrik asit ile hidrojen sülfür, kan basıncını düşürür. Ayrıca havuç, domates, kereviz, muz ve kayısının da tansiyon değerlerinin artışına engel olduğu biliniyor.”

Hipertansiyondan korunmak için yapılması gerekenlerin başında beslenmeye dikkat etmek geliyor. Beden kitle BMI 25'ten az olması gerektiğini vurgulayan Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, diğer önerilerini şöyle sıralıyor:

  • Az yağlı beslenmeye dikkat edilmeli, hayvansal yağlar yerine kaliteli bitkisel yağ tüketimine özen gösterilmeli.
  • Beyaz un, makarna ve tatlı yiyecekler gibi basit karbonhidratlardan uzak durulmalı. 
  • Kan şekeri seviyesini çok fazla etkilemeyen ve böylelikle vücut ağırlığını düşürmeye yardımcı olan tam tahıllı ürünler tüketilmeli. 
  • Çok fazla tuz da kan basıncını artırdığından, tuz bakımından zengin gıdalardan kaçınılmalı, tuz tüketimi azaltılmalı. 
  • Jambon, füme et veya kurutulmuş balık gibi işlenmiş veya tuzlanmış et ve balık ürünleri, sosis ve sosis ürünleri ile sodyum içeriği yüksek peynirler, poşetlerde hazır yemekler, konserve yiyecekler ve çorbalar, tuzlu atıştırmalıklar ve cipslerin yanı sıra tuzlu fındık ve patates kızartması gibi yiyeceklerden de uzak uzak durulmalı.
  • Haftada yaklaşık üç kez 30 ila 45 dakikalık egzersiz, yürüyüş yapılmalı. 
  • Sigaradan uzak durulmalı, alkol tüketimi azaltılmalı, stres seviyesi düşürülmeli.


İMAMOĞLU’NDAN BAŞKAN ÇERKEZ’E TEBRİK ZİYARETİ

ÇEKMEKÖY'DE 23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ’NDE DOYASIYA EĞLENDİLER

ÜMRANİYELİ ÇOCUKLARDAN İSRAİL’E DESTEK VEREN MARKAYA BOYKOT

YEŞİLAY KAMP LİDERİ YETİŞTİRME PROGRAMI BAŞVURULARI BAŞLADI

ÇEKMEKÖY'DE 23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ’NE BANDOLU DAVET

Sancaktepe Kaymakamlığı Yeni Dönemin ilk Muhtarlar Toplantısını Gerçekleştirdi

Başkan İlhan Teşkilat Mensupları ile Teşekkür Toplantılarını Sürdürüyor

Seyfettin Yıldırım Resmen Başkan Yardımcısı Oldu

Başkan Çetinkaya Muhtar Ziyaretlerini Sürdürüyor

ÇEKMEKÖY BELEDİYESİ’NDEN 23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ SÜRPRİZİ

Mobil tehditleri hafife almayın

MUHTARLARDAN BAŞKAN ÇERKEZ’E ZİYARET

Kiraz ağaçları ihracat rekoru kırmak için sabırsızlanıyor!

Başkan Çerkez'den Kaymakam Çelik'e Nezaket Ziyareti

AK Parti Sancaktepe Heyetinden Kaymakam Karakaya'ya Nezaket Ziyareti

Ümraniye Esnaf Kefalet Kooperatif Başkanı Yıldız'dan Silahyürekli'ye Nezaket Ziyareti

14-20 Nisan Şehitler Haftası Nedeniyle Çekmeköy Çekmeköy Belediyesi'nden Anlamlı Bir Hizmet

ÇEKMEKÖY'DE BAYRAM MESAİSİ

Ümraniye'de Muhtarlar Belli Oldu

Karayün, 7. Kez Genel Başkan Seçildi

Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin Halkla Bayramlaştı