Sabri Şenel


Köyünü, İlçesini, İlini Ve Gümüşhane’yi Savunamayan Dernek, Federasyon, Konfederasyon Niçin Vardır?

Gümüşhaneli veya herhangi bir vilayetten hemşerim, bir gün köyüne, yaylasına gitme hayaliyle yaşar. Sonunda bir gün ya otobüs ya da uçak bagajında sılaya gelir ya da gurbette son yolculuğuna uğurlanır. Çok az insana ömrünün son günlerini memleketinde geçirmek kısmet olur.


Köyünü, İlçesini, İlini Ve Gümüşhane’yi Savunamayan Dernek, Federasyon, Konfederasyon Niçin Vardır?

Gümüşhaneli veya herhangi bir vilayetten hemşerim, bir gün köyüne, yaylasına gitme hayaliyle yaşar. Sonunda bir gün ya otobüs ya da uçak bagajında sılaya gelir ya da gurbette son yolculuğuna uğurlanır. Çok az insana ömrünün son günlerini memleketinde geçirmek kısmet olur.

Sahi, böyle memleket hasretiyle yanıp tutuşup ömrünü tüketenin mesela vilayetimiz Gümüşhane’nin %93 oranla tamamına yakını maden arama izni verilen iller arasında ilk sırada olması ne anlama geliyor?

Aziz hemşerim, yani bu kadar sevdalısı olduğumuz partilere, Cumhur İttifakı’na neredeyse şehrin tamamı olarak oy verdik. Karşılığı bu mudur? Sahi, söyleyecek hiç mi sözümüz yok?

Bu vahşi siyanürle madencilik ne anlama geliyor? Madencilik ve çevresel etkileri, sonuçları konusunda hiç bir satır yazı, bir kitap okuduk mu?

İnsanlar Kaz Dağları’nda, Giresun dağlarında, Ordu’da vb. birçok vilayette infial içinde sokaklara dökülürken Gümüşhane’de ya da STK’larda, il dışında olan hemşerilerimizden birkaç istisna dışında tepki koyan oldu mu? Yahu nedir bu ölüm sessizliği?

Gümüşhane zaten mahrumiyet bölgesi. Bazı teşvikler geldi, sevindik, teşekkür ettik. Yetkililer bunu kamuoyuna açıkladılar; bir verdiler, bin geri aldılar. Aksine, bu cazip teşviklerle maden işletenler çok az vergi ve SGK ödeyerek asıl teşvikten onlar faydalanacaktır.

Bu cazip teşvikleri uygulayıp yatırım yapmak isteyen, kararını gözden geçirmez mi?

Zaten rekor oranda göç verdik. Kalan birkaç hane… Köy bekçilerini göç ettirmeyin, yazın sılaya gelenlerin geliş yolunu kesmeyin. Hem madenimiz neredeyse bedava, çok düşük oranla peşkeş çekilip bu kamu payı ile ne yaylamız, ne köyümüz, ne havamız ne de zaten çok az olan bir evlek toprağımız kalır mı?

Sahi, oralarda yaşayan; gözesini, deresini, mağarasını, kayasını, dağını taşını özleyen yarın su içecek göze, kartol, pagla, kabak, lahana ekecek bir evlek bostan; hoşaf yapacağı elma, pestil, köme yapacağı dut, ceviz bulabilir mi?

Doğası zehirlenen vilayetin kuşburnusunu, pestilini, kömesini kim alır? Hiç siyanürle çölleşmiş, zehirlenmiş diyara turist gelir mi?

Sadece muhtar ve bir iki hane kalan köylerde hiç kimse kalır mı? Bu köyleri fiilen boşaltmak değil midir?

Gümüşhane Rus işgali görmüştü. Bu işgal bile köyleri boşaltamamıştı. Bu işgalde bile camiler açık, ezan okunur, namaz kılınır, kalan çocuklara Kur’an okutulurdu. Sahi, bu işgalden daha kötü sonuçları olan hazin bir manzara değil midir?

Daha ne kadar sessiz, tepkisiz; ağzımız kilitli, dilimiz lal, kulağımız sağır, gözümüz kör taklidi yapacağız?

Rus işgalinde bile hiç kimse hakkını, hukukunu teslim etmedi, beyaz bayrak çekmedi. Sonuna kadar direndi, kazandı. Bu ili ekonomik olarak çökertmek, altından daha kıymetli üstünü; turizm başta olmak üzere her türlü potansiyelini yok etmek değil midir?

Sahi, köyünü, ilçesini, ilini savunamayan; meşru, demokratik tepkisini gösteremeyen dernek, federasyon, konfederasyon niçin vardır?

Bu arada Gümüşhane merkez Gökdere, Yeşilyurt ve Aksu; Şiran Kırıntı ve Yeniköy derneklerini, köylüleri köyüne, doğasına, suyuna sahip çıkıp onurlu direniş göstermelerinden dolayı tebrik eder, kutlarız.

Bu onurlu direniş ve hak arama sürecinde, hakkın ve hukukun yanında olup destek veren dönemin valisi Alper Tanrısever Bey’i candan, yürekten kutlarız.

Vatandaş hakkını aradıkça hukuk devleti mutlaka yanındadır. Çünkü devletin dini adalettir.

Hakkını arayan, sılasına, memleketine sahip çıkan şahsiyet abidesi, karakterli hemşerilerime ve herkese en derin saygı, sevgi ve muhabbetlerimi arz ederim.