Musa Has

Musa Has


Kibir Kötü Bir Haslettir

Kibir: İnsanın kendi varlığını, liyakatini veya gücünü üstün görerek başkalarını hafife alması, ahlak ve düşünce tarihinin en kadim yenilgilerinden biridir.


Kibir Kötü Bir Haslettir 

Kibir: İnsanın kendi varlığını, liyakatini veya gücünü üstün görerek başkalarını hafife alması, ahlak ve düşünce tarihinin en kadim yenilgilerinden biridir. 

Bireysel düzlemde insanı içsel bir yalnızlığa sürükleyen kibir, toplumsal ve yönetsel düzleme taşındığında ise yıkıcı bir adaletsizliğe dönüşür. 

"Kibir insanı alçaltır, tevazu yükseltir" hakikati, özellikle idareciler ve yöneticiler söz konusu olduğunda bir erdem tavsiyesinden öte, toplumsal barışın ve adaletin teminatıdır.

​​Kibir, insanın kendi hakikatini unutmasıyla başlar. Kendini olduğundan büyük gören birey, öğrenmeye, gelişmeye ve başkalarının birikimine kapılarını kapatır. Bu durum, kişiyi zihinsel ve ahlaki bir durgunluğa mahkûm eder.

İnsan, üstünlük tasladıkça çevresindeki güveni, sevgiyi ve saygıyı kaybeder. Görünüşte güç kazandığını sansa da ruhsal ve sosyal olarak alçalır.

Tevazu; zayıflık veya pısırıklık değil, kendi sınırlarını bilme ve başkalarının değerini takdir edebilme olgunluğudur. Tevazu sahibi insan; dinlemeyi bilir, hatasını kabul eder ve sürekli gelişir. Bu yaklaşım, kişiyi toplum nezdinde ve kendi vicdanında üst bir makama taşır.

​​Kibir, tek bir bireyde kaldığında zararı sınırlı olabilir; ancak makam ve yetki sahibi bir idarecide belirdiğinde, tüm bir toplumu etkileyen sistematik bir zulme dönüşür. İdarecinin kibri, yetkinin getirdiği sorumluluğu unutup onu bir tahakküm aracına çevirmesiyle başlar.

Bu yüzden kibirden uzak insanda tevazu gelişir. Şu da bir gerçektir ki, kibirle izzeti karıştırmamak gerekir. Makam sahibi birisinin makamında evinde davrandığı gibi davranamaz. Çünkü makamın izzetine terstir. Makamındaki davranış tavrı da evinde sergileyemez bu ise kibirdir.