Sabri Şenel


Gümüşhane’de Altın İçin Altın Kalpli İnsanlar Ölmemelidir!

Gümüşhane’de artan maden ruhsatları, çevresel riskler ve toplumsal etkiler tartışılıyor. Harşit Vadisi, su kaynakları ve yerel ekonomi üzerindeki tehditlere dikkat çeken çarpıcı bir analiz.


Gümüşhane’de Altın İçin Altın Kalpli İnsanlar Ölmemelidir!

Gümüşhane’de artan maden ruhsatları, çevresel riskler ve toplumsal etkiler tartışılıyor. Harşit Vadisi, su kaynakları ve yerel ekonomi üzerindeki tehditlere dikkat çeken çarpıcı bir analiz.

Gümüşhane ve ülkenin yer üstü zenginlikleri, yer altı kaynaklarından daha değerlidir. Bu potansiyelde, tüyü bitmemiş yetimin ve henüz doğmamış yeni nesillerin hakkı vardır; asla heba edilmemelidir.

Gümüşhane’nin hafızasına kazınanlar silinmemelidir. Köyüne, iline, ilçesine, ülkesine ve Türk milletine sevdalanmak; Gümüşhane ve ülke sorunlarına kafa yormak, varlık, beka ve vefa borcudur.

Gümüşhane dışında da şehrin tanıtımına katkı yapmak, dertleriyle dertlenmek, uykularımızı kaçırmak; şehir vizyonu ortaya koymak ve model olmak, o topraklara ve hemşerilerimize karşılıksız vefa borcumuzdur.

Hemşeriliği siyaset üstü birleştirici bir değer olarak görmek; bunu inanç, töre ve coğrafya ile ilişkilendirmek; komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendirmek gerekir. Gümüşhane ve Gümüşhanelilerin sorunlarına çözüm yolları üretmek, aydın ve entelektüel bir ufuk açmak; siyasi bağnazlığı aşan yüce gönüllülüğü başarmak zorundayız.

Hemşeri STK’larını, köy, il, federasyon ve konfederasyon yapılarını siyasetin ucuz ikbal beklentilerine kurban etmek; çapsızlık, ufuksuzluk ve vizyonsuzluktur.

Gümüşhane’nin il, ilçe ve köyleri için yerleşim vizyonu ortaya koymak ve bu vizyonu karşılıksız bir misyon hâline getirmek esastır. Şehri, civar illerin ya da siyasetin ucuz sıçrama arenası ve arka bahçesi hâline getirmek son derece çirkin, basit ve ucuz bir davranıştır.

Cumhuriyetin kurtuluş kadrosunda yer alan şehir ileri gelenlerini anmak ve anlamak; töre ve inanç açısından model insanlar çıkaran bu şehre olan borcumuzdur.

Dağların avucundaki bu şehir, birçok zirve şahsiyet yetiştirmiştir. Bu silsileyi kalıcı hâle getirmek, “adam gibi adamlar diyarı” anlayışını sosyal hayatın merkezine yerleştirmek zorundayız. Bu mümbit sosyal, Cumhuriyet değerleri ile milli ve ilmi iklim çoraklaştırılmamalıdır.

Şehri Bayburt’a, Erzurum’a, Erzincan’a ve Giresun’a bağlayan yol ve tüneller acilen tamamlanmalı; Doğu’ya, Güneydoğu’ya ve Turan’a açılan kapılar güçlendirilerek şehre nefes aldırılmalıdır.

Yeni bir hesap yapalım: Yanlış hesap Bağdat’tan değil, Gümüş diyarı altın kalpli insanların diyarından dönmelidir.

Harşit Vadisi, şehrin yerleşim alanlarının ve kısıtlı tarım arazilerinin içme suyu ve sulama havzasıdır. Vadi boyunca tüm köy, ilçe ve yerleşimlerde kaynak sularının yerleri bellidir. İnsan ve hayvan bu sulardan beslenir; doğa bu suyla yaşar. Sondaj çalışmaları suyun yerini değiştirebilir ya da yok edebilir. Ayrıca maden ayrıştırma için yeterli su kaynağı bulunmamaktadır.

Kimsenin bu ili yeni bir Kerbela’ya çevirme hakkı yoktur.

Kontrolsüz ve vahşi madencilik, Torul ve Kürtün baraj göllerindeki balıkçılığı olumsuz etkileyebilir. Toplu balık ölümleri yaşanmasa bile, süreç içerisinde insan sağlığı sağlıksız üretimle tehdit altına girecektir. Bu durumda bölgede hayvancılığın sürdürülebilirliği de ciddi şekilde sorgulanacaktır.

Üstelik yeni maden sahaları için özellikle Giresun, Gümüşhane ve Artvin illerinde süreç başlatılmıştır. Bu durum kamuoyunda farklı soruları beraberinde getirmektedir. Giresun’da demokratik ve meşru tepkiler basına yansımıştır. Gümüşhane için de herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz.

1923–2002 (80 yıl):
Verilen maden ruhsat sayısı: 1186

2002–2023 (20 yıl):
Verilen maden ruhsat sayısı: 386.000 (325 kat artış)

Bu rekor artışın önemli bir kısmı Gümüşhane’ye düşmüştür. STK’lar, akademisyenler, bürokratlar ve siyasetçiler neden sessizdir?

Özellikle altın, gümüş, bakır ve çinko gibi değerli maden ruhsatlarının büyük çoğunluğu yabancı şirketlere verilmiştir.

Yıllarca “Lozan’da gizli maddeler var, 2023’te bitecek, madenlerimizi işleteceğiz” şeklinde oluşturulan algılar bugün sorgulanmaktadır. Lozan’a yönelik bu söylemler neye hizmet etmiştir?

Gümüşhane, %93 maden arama oranıyla Türkiye’de ilk sıradadır. Şehrin insanına kalan %7’lik maden dışı yaşam alanı hangi anlayışın ürünüdür?

Gümüşhane’nin son yarım asırda ekonomiye katkı sağlayan pestil, köme, kuşburnu suyu gibi yerel üretimleri; bozulan doğal denge nedeniyle risk altına girebilir. Bu durum işletmelerin zarar görmesine ve ciddi ekonomik kayıplara yol açabilir.

Lütfen bu şehre yazık etmeyin.

Konuyu, şehrin ve şehir dışında yaşayan hemşerilerimizin vicdanına ve irfanına havale ediyoruz.

Altın için, altın kalpli insanlar ölmemelidir.