NASIL İYİ İNSAN OLUNUR?
İyi insan olmak, yalnızca güzel sözler söylemek veya insanların gözünde iyi görünmek değildir. İyi insan olmak; kimse görmediğinde de doğruyu tercih etmek, elinden geldiğince kimseyi incitmemek, hakkaniyetli olmak ve sahip olduğu imkânları başkalarının iyiliği için kullanabilmektir.
İnsan, hayatta birçok şey kazanabilir. Para, makam, şöhret ve itibar elde edebilir. Fakat bütün bunların yanında güzel bir ahlaka sahip değilse, sahip olduklarının gerçek anlamda bir değer taşıması zordur. Çünkü insanı insan yapan, yalnızca sahip oldukları değil, başkalarına nasıl davrandığıdır.
İyi insan önce kendini düzeltir. İyi insan olmanın ilk adımı başkasının hatasını aramak değil, kendi hatalarını görebilmektir. İnsan kendi kusurlarını fark ettiği ölçüde olgunlaşır.
Başkalarının yanlışlarını kolayca görebiliriz. Fakat kendimize baktığımızda aynı hassasiyeti göstermek her zaman kolay değildir. Oysa gerçek olgunluk, “Ben nerede yanlış yaptım?” diyebilmektir.
Hata yapmak insan olmanın bir parçasıdır. Asıl mesele, hatada ısrar etmemektir. Yanlışından dönebilen insan, kendisini geliştirme yolunda önemli bir adım atmış olur.
İyi insanın en önemli özelliklerinden biri doğruluktur. Doğruluk yalnızca yalan söylememek değildir. Sözünde durmak, emanete sahip çıkmak, haksızlık karşısında susmamak ve insanların güvenini boşa çıkarmamak da doğruluğun bir parçasıdır.
İnsanların güvenini kazanmak yıllar sürebilir; fakat bir yanlış davranış bu güveni kısa zamanda yıkabilir. Bu nedenle iyi insan, “Bana ne kazandırır?” sorusundan önce “Bu yaptığım doğru mu?” diye düşünür.
İyilik sadece büyük işler yapmak değildir. Bazen bir insanın derdini dinlemek, yaşlı birine yardım etmek, bir çocuğun gönlünü almak, ihtiyaç sahibini mahcup etmeden destek olmak da büyük bir iyiliktir.
Merhamet, insanın kalbini güzelleştirir. Çünkü merhamet eden insan, karşısındaki kişinin de kendisi gibi bir insan olduğunu bilir.
Bazen bir tebessüm, güzel bir söz veya samimi bir hâl bile bir insanın bütün gününü değiştirebilir.
Hiç kimseyi makamı, parası, eğitimi, görünüşü veya toplumdaki konumu nedeniyle küçümsememek gerekir. Bugün güçlü olan yarın güçsüz duruma düşebilir; bugün yardıma muhtaç olan yarın başkasına yardım edebilir.
İnsanın gerçek değeri, sahip olduğu imkânlarla değil, karakteri ve ahlakıyla ölçülür. Bu yüzden iyi insan, kendisinden aşağı gördüğü kimseye bile saygıyla davranır.
Hayatta herkes hata yapar. Bazen insanlar bizi üzer, kırar veya bize karşı yanlış davranır. Elbette yapılan her yanlışı görmezden gelmek doğru değildir. Ancak mümkün olduğunda affedebilmek insanın gönlünü ağır bir yükten kurtarır. Kin ve öfke insanın kendi kalbini yorar. Affetmek ise çoğu zaman karşı taraftan önce insanın kendisine huzur verir.
Gerçek iyilik, karşılığında alkış beklemeden yapılan iyiliktir..Bir insana yardım ettikten sonra sürekli bunun karşılığını beklemek, yapılan iyiliğin ruhunu zedeler. İyilik, mümkün olduğunca gösterişten uzak olmalıdır.
Çünkü bazı iyilikler vardır ki onları yalnızca insan ile Allah bilir. Belki de insanın hayatında en kıymetli olanlar, kimsenin görmediği iyiliklerdir.
İyi insan olmanın önemli yollarından biri de konuşmalarımıza dikkat etmektir.
Bir söz söylemeden önce üç şeyi düşünmek faydalıdır:
“Bu söz doğru mu?”
“Bu söz gerekli mi?”
“Bu söz birini gereksiz yere incitir mi?”
Dedikodu, iftira, hakaret ve kırıcı sözler insan ilişkilerini bozar. Güzel söz ise gönülleri birbirine yaklaştırır.
Bazen susmak da bir erdemdir. Her doğru sözün her yerde ve her şekilde söylenmesi gerekmez. Hikmet, ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmektir.
İyi insan yalnızca kendisine yapılan haksızlığa karşı çıkmaz; başkasına yapılan haksızlık karşısında da adaletli olmaya çalışır..Kendi çıkarımız söz konusu olduğunda adaleti savunup, başkasının hakkı söz konusu olduğunda sessiz kalmak gerçek anlamda adalet değildir. Adalet, insanın sevmediği kişiye karşı bile hakkı teslim edebilmesidir.
İyi insan olmak için mutlaka büyük imkânlara sahip olmak gerekmez. Bir selam vermek, bir gönül almak, yaşlı bir insanın yükünü taşımak, ihtiyaç sahibine yardımcı olmak, bir hayvana merhamet etmek, çevreyi temiz tutmak, kul hakkına dikkat etmek ve insanların huzurunu bozmamak da iyiliktir. Büyük iyiliklerin çoğu küçük davranışların birikmesiyle ortaya çıkar.
İyi insan olmak, “Ben artık tamamen iyi oldum.” denilecek bir makam değildir. İnsan hayatı boyunca kendisini düzeltmeye, eksiklerini tamamlamaya ve daha güzel ahlak sahibi olmaya çalışmalıdır. Bugün öfkelendiğimiz bir konuda yarın daha sabırlı olabiliriz. Bugün affedemediğimiz birini yarın affedebiliriz.
Bugün fark edemediğimiz bir hatamızı yarın görebiliriz. Önemli olan, insanın kendisini geliştirme gayretini bırakmamasıdır.
İşte iyi insan; doğruluktan ayrılmayan, adaleti gözeten, merhametli olan, kimseyi küçümsemeyen, hatasını kabul edebilen, gerektiğinde özür dileyen, affetmeyi bilen, diline ve davranışlarına dikkat eden ve yaptığı iyilikleri gösterişten uzak tutabilen insandır.
İnsan dünyada ne kadar yaşarsa yaşasın, geride bıraktığı en değerli miras malı veya makamı değil, insanların gönlünde bıraktığı güzel izdir. Çünkü insanın gerçek zenginliği, kaç kişinin önünde yürüdüğü değil; kaç insanın hayatına güzellik kattığıdır.
İyi insan olmak zor değildir. Zor olan, iyiliği hayatımızın her anında samimiyetle yaşamaktır.