YEMEKLERİMİZ DÜNYA LİSTESİNDE

Her Bel Ağrısı Fıtık Belirtisi Mi?

COVID-19’UN ETKİ ETTİĞİ 5 KALP-DAMAR PROBLEMİNE DİKKAT!

 OMURGA SAĞLIĞINI KORUMANIN 10 PÜF NOKTASI!

ÜMRANİYE BELEDİYESİ'NDEN BALIK DENETİMİ

Tuzla Belediyesi'nden Yeni Doğan Bebeklere Jest

Ümraniye Belediyesi, SC Belgelendirme İşbirliği ile İstanbul'da Bir İlke İmza Attı

“SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN SOSYAL BAĞLANTINIZI KESMEYİN”

COVID-19 geçiren çocuklarda MIS-C hastalığına dikkat!

KORONAVİRÜS NÖROLOJİK SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR

SOĞUK HAVALARDA SOĞUK ALERJİSİNE DİKKAT

Tuzla’da Görme Engelli Vatandaşlara Beyaz Baston Dağıtıldı

ÇEKMEKÖY BELEDİYESİ AÇIK FİKİR PLATFORMU ÖĞRENCİLERİNDEN KEDİ EVLERİ

DEPREM SONRASI STRES BOZUKLUĞUNA DİKKAT!

Ak Parti Çekmeköy İlçe Başkanlığı Kongresi Gerçekleşti

KORONAVİRÜS PANDEMİSİNDE DİŞ SAĞLIĞINIZDAN OLMAYIN

ÇOCUKLARLA SAĞLIKLI İLETİŞİMİN 8 PÜF NOKTASI!

COVID-19’un yeni mutasyonu daha hızlı yayılıyor 

COVID-19 KALBİ 5 NOKTADAN VURUYOR

ÇEKMEKÖY BELEDİYESİ, AĞAÇLARI BAHARA HAZIRLIYOR

ÇEKMEKÖY BELEDİYE BAŞKANI AHMET POYRAZ, PUANINI YÜKSELTTİ


Günün Sözü

GÜNÜN BAŞLIKLARI

YEMEKLERİMİZ DÜNYA LİSTESİNDE

Dünyanın en iyi geleneksel yemekleri belli olurken, Türkiye’den birbirinden güzel 5 lezzetin listede yer aldığı saptandı. İkinci sırada yer alan yemeğimiz ise  “Adana kebap” olarak kayıtlara geçti.

GÜNÜN BAŞLIKLARI

Her Bel Ağrısı Fıtık Belirtisi Mi?

Hemen hemen her gün televizyon, gazete, internet sitesi gibi birçok mecrada bel, boyun ağrıları ile ilgili bir konu ile karşılaşıyoruz.

GÜNÜN BAŞLIKLARI

COVID-19’UN ETKİ ETTİĞİ 5 KALP-DAMAR PROBLEMİNE DİKKAT!

Covid-19 virüsü kalp kasına direk zarar verebileceği gibi, akciğerlerde yaptığı hasar sonucu kalbe ani aşırı yüklenmeyle ciddi kardiyak problemlere yol açabilir.

GÜNÜN BAŞLIKLARI

 OMURGA SAĞLIĞINI KORUMANIN 10 PÜF NOKTASI!

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sürecinde; karantinalar, evde kalma sürelerinin uzaması, hareketsiz yaşam ve tele-iletişim olarak da bilinen uzaktan çalışmanın yaygınlaşması, omurga sağlığını tehdit ederken, duru

GÜNÜN BAŞLIKLARI

ÜMRANİYE BELEDİYESİ'NDEN BALIK DENETİMİ

Ümraniye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı ekipler, ilçe merkez pazarında balıkçı tezgâhlarını denetledi.

“SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN SOSYAL BAĞLANTINIZI KESMEYİN”

Pandemi süreci, maske, hijyenin yanı sıra sosyal mesafeyi de hayatımızın olmazsa olmazları haline getirdi.

“SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN SOSYAL BAĞLANTINIZI KESMEYİN”

 

Pandemi süreci, maske, hijyenin yanı sıra sosyal mesafeyi de hayatımızın olmazsa olmazları haline getirdi. Bir de virüs bulaşma riskini azaltmak için gelen sosyal kısıtlılık, pek çoğumuzun ruh halini değiştirdi. Yalnızlığın ve sosyalleşememenin getirdiği psikolojik yükler, hayatımızı zorluyor. Peki, yüz yüze, birlikte olmamız mümkün değilken mutlu olmamız mümkün mü? Bu soruya yanıt veren Acıbadem International Hastanesi’nden Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, “Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim.” diyor. 

Pandemi yalnızlığıyla tanıştık

Covid-19, sadece vücudumuzu hasta eden bir enfeksiyona yol açmadı; bizi, sokağa çıkamadığımız, sevdiklerimize sarılamadığımız bu nedenle “yalnızlık“ kavramının yeni bir yönüyle karşılaştığımız bir döneme yaşamamıza da neden oldu. Yeşim Karakuş “Birçok konuda endişeli, kaygılı, sıkıntılı, yorgun, üzgün hissediyorsanız ve bu duyguları son zamanlarda daha yoğun yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Pek çok kişi aynı duyguları yaşıyor. Bu süreçte birçok geleneğin ve alışkanlığın kaybından dolayı olumsuz duygularımızı yönetmekte zorluk yaşanabiliyor. İçinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde, bu duyguları hissetmemiz anlaşılır ve normal bir durum.“ diyor. 

Peki bu duygu durumuyla başa çıkmak için neler yapmalı? Yeşim Karakuş’a göre, özellikle evlere kapandığımız günlerde, acılarımızı, üzüntülerimizi, korkularımızı, kaygılarımızı yok saymaya çalışmak ya da sürekli sürekli bu tür sıkıntılarımızı dile getirip şikayet etmek yerine oturup duygularımızla konuşmak, hissettiklerimizi olduğu gibi kabul etmek gerekiyor. 

Duygularınızı dinleyin!

Yalnızlığın ve sosyal ortamdan uzaklaşmanın insan doğasıyla çeliştiğini söyleyen Klinik Psikolog Yeşim Karakuş; “Bizler sosyal bir türüz. Gelişimimiz ve ruhsal sağlığımız, ilişkilerimizle ve çevremizle şekilleniyor. Dolasıyla ruh sağlığımız ve iyi olma halimiz söz konusu olduğunda, insanı psikososyal ortamından ayıramıyorsunuz. Ancak burada, insan olarak fiziksel mesafe ile ayrılsak bile duygusal olarak birlikte olmak için inanılmaz bir kapasiteye sahip olduğumuzu hatırlatmakta fayda var.“ diyor.

Özellikle birbirimize duygusal olarak erişebilir ve bağlı olmamız gerektiğini belirterek, hayatımız dağınıkken bu tür olumsuz duyguları hissetmenin kaçınılmaz olduğunu, bu durumu yaşarken yalnız olmadığımızı vurgulayan Yeşim Karakuş, “Kendimizle daha fazla vakit geçirdiğimiz bu süreçte, düşüncelerimizi bırakıp biraz duygularımızla konuşalım. Duygularımız ve hislerimiz anlaşılmayı bekler. Yaşadığımız olumsuz duygular ve sağlıklı olsun ya da olmasın onlarla başa çıkma becerilerimiz, aslında bizi korumak ve hayatta kalmamızı sağlamak için vardır. Bu duygular, gelsinler, bize bir şeyler öğretsinler, ancak kalmalarına izin vermeyelim.“ diye konuşuyor.

Belirsizlik durumuyla nasıl başa çıkabiliriz?

“Hayat her zaman bir miktar belirsizlik içeriyor. Belirsizlik kelimesi, başı ve sonu olmayan ucu açık bir kavram. Yaşadığımız bu pandemi süreci de birçok konuda 'belirsizlik' durumunu içermekte ve bu durumunun üzerimizde psikolojik etkileri olmaktadır. Peki, yaşadığımız bu belirsiz süreç ile nasıl başa çıkabiliriz?’ Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, bu soruya cevap verirken “Belirsizlik durumunda, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığımız için sürekli bilgi arayışı içerisinde olma davranışımız artmaktadır. Belirsizlik durumunda kaldığımızda, yaşadığımız olumsuz duygularla baş edebilmek için etrafımızdan o konu ile ilgili (doğru ya da yanlış) birçok bilgiyi almak istiyoruz. Normalden daha fazla bilgi sahibi olmayı isteme durumu, belirsizliği gidermekten çok artırmaktadır.” diyor. 

Belirsizlik sürecinin, o konuda  bilgi alma ihtiyacını tetiklediğini anlatarak Karakuş; “Sürekli vakaları takip etmek, iletişim kurduğumuz insanlarla koronavirüs süreci, pandemi dönemi ve bu konuda türetilen çeşitli rivayetler hakkında sıklıkla konuşmak, hatta konuşmaların sadece bu çerçevede sürdürülmesi durumu, sürecin ne zaman biteceği veya buna benzer konularda sürekli tahminler yürütmeye çalışmak gibi durumlar, belirsizliği azaltmaktan çok büyütmeye yol açar.“ diyor. Bu şekilde sinir sistemini sürekli uyarmanın ve tetikte tutmanın kişiyi daha kaygılı ve tedirgin hale getirdiğini belirtiyor. Bu davranışların ise uyku ve yeme bozuklukları, panik atak veya panik bozukluklar, anksiyete problemleri, bedensel belirti bozuklukları gibi birçok psikolojik durumu da beraberinde getirebildiğine işaret ediyor.

İletişim kurarak sosyal bağlantılarınızı sürdürün

Pandemi sürecini daha sağlıklı geçirebilmek için Klinik Psikolog Yeşim Karakuş şu önerilerde bulunuyor: “Bu zorlu süreçte, olumsuz duyguları hissetmemiz ve bazen daha yoğun yaşıyor olmamız normal bir durum. Kendimizi ne zaman iyi ya da kötü hissettiğimizi, hangi durumlardan daha çok etkilendiğimizi fark etmek ve bu duygularla başa çıkmada zorlandığımız zamanlarda ise psikolojik destek almak önemlidir. Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için, sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim. Bedenimiz sınırlı ancak zihnimiz sınırsız. Yarının daha iyi olacağına inanıyorsak bugünün zorluğuna katlanabiliriz.“ 

 


“SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN SOSYAL BAĞLANTINIZI KESMEYİN”

 

Pandemi süreci, maske, hijyenin yanı sıra sosyal mesafeyi de hayatımızın olmazsa olmazları haline getirdi. Bir de virüs bulaşma riskini azaltmak için gelen sosyal kısıtlılık, pek çoğumuzun ruh halini değiştirdi. Yalnızlığın ve sosyalleşememenin getirdiği psikolojik yükler, hayatımızı zorluyor. Peki, yüz yüze, birlikte olmamız mümkün değilken mutlu olmamız mümkün mü? Bu soruya yanıt veren Acıbadem International Hastanesi’nden Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, “Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim.” diyor. 

Pandemi yalnızlığıyla tanıştık

Covid-19, sadece vücudumuzu hasta eden bir enfeksiyona yol açmadı; bizi, sokağa çıkamadığımız, sevdiklerimize sarılamadığımız bu nedenle “yalnızlık“ kavramının yeni bir yönüyle karşılaştığımız bir döneme yaşamamıza da neden oldu. Yeşim Karakuş “Birçok konuda endişeli, kaygılı, sıkıntılı, yorgun, üzgün hissediyorsanız ve bu duyguları son zamanlarda daha yoğun yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Pek çok kişi aynı duyguları yaşıyor. Bu süreçte birçok geleneğin ve alışkanlığın kaybından dolayı olumsuz duygularımızı yönetmekte zorluk yaşanabiliyor. İçinde bulunduğumuz bu pandemi sürecinde, bu duyguları hissetmemiz anlaşılır ve normal bir durum.“ diyor. 

Peki bu duygu durumuyla başa çıkmak için neler yapmalı? Yeşim Karakuş’a göre, özellikle evlere kapandığımız günlerde, acılarımızı, üzüntülerimizi, korkularımızı, kaygılarımızı yok saymaya çalışmak ya da sürekli sürekli bu tür sıkıntılarımızı dile getirip şikayet etmek yerine oturup duygularımızla konuşmak, hissettiklerimizi olduğu gibi kabul etmek gerekiyor. 

Duygularınızı dinleyin!

Yalnızlığın ve sosyal ortamdan uzaklaşmanın insan doğasıyla çeliştiğini söyleyen Klinik Psikolog Yeşim Karakuş; “Bizler sosyal bir türüz. Gelişimimiz ve ruhsal sağlığımız, ilişkilerimizle ve çevremizle şekilleniyor. Dolasıyla ruh sağlığımız ve iyi olma halimiz söz konusu olduğunda, insanı psikososyal ortamından ayıramıyorsunuz. Ancak burada, insan olarak fiziksel mesafe ile ayrılsak bile duygusal olarak birlikte olmak için inanılmaz bir kapasiteye sahip olduğumuzu hatırlatmakta fayda var.“ diyor.

Özellikle birbirimize duygusal olarak erişebilir ve bağlı olmamız gerektiğini belirterek, hayatımız dağınıkken bu tür olumsuz duyguları hissetmenin kaçınılmaz olduğunu, bu durumu yaşarken yalnız olmadığımızı vurgulayan Yeşim Karakuş, “Kendimizle daha fazla vakit geçirdiğimiz bu süreçte, düşüncelerimizi bırakıp biraz duygularımızla konuşalım. Duygularımız ve hislerimiz anlaşılmayı bekler. Yaşadığımız olumsuz duygular ve sağlıklı olsun ya da olmasın onlarla başa çıkma becerilerimiz, aslında bizi korumak ve hayatta kalmamızı sağlamak için vardır. Bu duygular, gelsinler, bize bir şeyler öğretsinler, ancak kalmalarına izin vermeyelim.“ diye konuşuyor.

Belirsizlik durumuyla nasıl başa çıkabiliriz?

“Hayat her zaman bir miktar belirsizlik içeriyor. Belirsizlik kelimesi, başı ve sonu olmayan ucu açık bir kavram. Yaşadığımız bu pandemi süreci de birçok konuda 'belirsizlik' durumunu içermekte ve bu durumunun üzerimizde psikolojik etkileri olmaktadır. Peki, yaşadığımız bu belirsiz süreç ile nasıl başa çıkabiliriz?’ Klinik Psikolog Yeşim Karakuş, bu soruya cevap verirken “Belirsizlik durumunda, konuyla ilgili bilgi sahibi olmadığımız için sürekli bilgi arayışı içerisinde olma davranışımız artmaktadır. Belirsizlik durumunda kaldığımızda, yaşadığımız olumsuz duygularla baş edebilmek için etrafımızdan o konu ile ilgili (doğru ya da yanlış) birçok bilgiyi almak istiyoruz. Normalden daha fazla bilgi sahibi olmayı isteme durumu, belirsizliği gidermekten çok artırmaktadır.” diyor. 

Belirsizlik sürecinin, o konuda  bilgi alma ihtiyacını tetiklediğini anlatarak Karakuş; “Sürekli vakaları takip etmek, iletişim kurduğumuz insanlarla koronavirüs süreci, pandemi dönemi ve bu konuda türetilen çeşitli rivayetler hakkında sıklıkla konuşmak, hatta konuşmaların sadece bu çerçevede sürdürülmesi durumu, sürecin ne zaman biteceği veya buna benzer konularda sürekli tahminler yürütmeye çalışmak gibi durumlar, belirsizliği azaltmaktan çok büyütmeye yol açar.“ diyor. Bu şekilde sinir sistemini sürekli uyarmanın ve tetikte tutmanın kişiyi daha kaygılı ve tedirgin hale getirdiğini belirtiyor. Bu davranışların ise uyku ve yeme bozuklukları, panik atak veya panik bozukluklar, anksiyete problemleri, bedensel belirti bozuklukları gibi birçok psikolojik durumu da beraberinde getirebildiğine işaret ediyor.

İletişim kurarak sosyal bağlantılarınızı sürdürün

Pandemi sürecini daha sağlıklı geçirebilmek için Klinik Psikolog Yeşim Karakuş şu önerilerde bulunuyor: “Bu zorlu süreçte, olumsuz duyguları hissetmemiz ve bazen daha yoğun yaşıyor olmamız normal bir durum. Kendimizi ne zaman iyi ya da kötü hissettiğimizi, hangi durumlardan daha çok etkilendiğimizi fark etmek ve bu duygularla başa çıkmada zorlandığımız zamanlarda ise psikolojik destek almak önemlidir. Günlük hayatın stresine karşı etkili bir iletişim, sosyal bir tür olan bizlerin, en büyük güç ve direnç kaynaklarından birisidir. Bu süreci daha sağlıklı atlatabilmek için, sosyal mesafemizi koruyalım ancak sosyal bağlantılarımızı kesmeyelim. Bedenimiz sınırlı ancak zihnimiz sınırsız. Yarının daha iyi olacağına inanıyorsak bugünün zorluğuna katlanabiliriz.“ 

 

“SOSYAL MESAFEYİ KORUYUN SOSYAL BAĞLANTINIZI KESMEYİN”

Pandemi süreci, maske, hijyenin yanı sıra sosyal mesafeyi de hayatımızın olmazsa olmazları haline getirdi.
  • BIST 100

    1.524%-1,43
  • DOLAR

    7,4482% 1,19
  • EURO

    9,0112% 0,48
  • GRAM ALTIN

    439,30% 0,40
  • Ç. ALTIN

    724,845% 0,40
Cuma 10 ° / 2 °
Cumartesi 9 ° / 4 °
Pazar 9 ° / 5 °